Pleiades® ve Hastalığın Ruhu


Pleiades® Şifa Sistemi ile hastalığın ruhu ile temasa geçilir. Bu sayede hastalığın İçeriği fark edilir ve dengelenme yaşanır.

Beden, zihin, ruh ve duygusallıkta ortaya çıkan nedenler, hastalığın ruhunun lisanıdır. Bu lisanı öğrenmek için dinleme yeteneğimizi aktive ederiz. Bu dil sayesinde hastalık vasıtasıyla kendi “ÖZ” bilincimize “TEMAS” edebiliriz.

HASTALIK, bizi varlığımıza taşıyan bir rehberdir.

Bu rehberle konuşmak için öncelikle “DİNLEME” sanatını öğrenmeliyiz. Bu şekilde onunla karşılıklı konuşabilir ve kendimizdeki sorunları çözmenin yepyeni yollarını keşfedebiliriz.

Bedenimizde gerçekleşen olaylar, bu olayların kaynağı olan bilginin bedende açığa çıkmasıdır. Kalbimiz ve tansiyonumuz belirli bir ahengi takip ederken, beden ısısı belirli bir derecede seyrederken, iç salgı bezleri hormon salınımına devam ederken aslında bir “BİLGİ” bedende okunmaktadır. Bedensel azaların belirli bir formda uyumla ve dengede işlevini sürdürmesi “SAĞLIK” olarak adlandırılır. Bu uyum bozulduğu zaman ortaya çıkan duruma ise “HASTALIK” ismi verilir.

“HASTALIK” bedenimizdeki uyum ve dengenin bozulması ile ahengin tehlikede olduğunun göstergesidir.

Bedenimiz, bilincimizde meydana gelen tüm bilgilerin, işlemlerin ve değişikliklerin ortaya çıktığı ve kendini ifade ettiği “ALAN” dır.

Birey eğer bilincinde bir “UYUMSUZLUK” yaşarsa bu uyumsuzluk bedende kendini hastalık olarak gösterecektir. Bu durumda bedenin “HASTA” olduğunu söyleyemeyiz. “HASTA” olan “BİLİNÇ” tir ve bunun belirtileri yani geri bildirimleri bedende açığa çıkar ve deneyimlenir.

Bu durumda bedensel, zihinsel ve ruhsal hastalıkların aslında sadece “HASTA” olan “BİLİNÇ” ten kaynaklı belirtiler ve geri bildirimler olduğunu anlayabiliriz. Hasta olan ruh, beden veya zihin değildir. Kaynak noktası “BİLİNÇ” tir.

Hastalıklarda bu ayrım belirtinin ilk çıktığı alan için işaret olarak kullanılır. Bilinçte başlayan “DENGE” sorunu ruh, zihin veya bedende kendini gösterir. Tüm bu ayrımların hastalığın önlenmesinde bir etkisi yoktur. Zihinsel ve ruhsal hastalık olarak isimlendirilen hastalıklar da yine bilincimizde başlayan ve kendini zihinde ifade eden hastalık belirtileridir.

Hastalık, BİLİNÇ boyutunda başlar ve BEDEN boyutunda deneyimlenir. Bu durumda odaklanmamız gereken alan BEDEN değil, BİLİNÇ olmalıdır.

Bedenimizin ahengi elbette önemlidir ve önemsenmelidir. Bilincimizin aynası ve göstergesi bedenimizdir. Bedenimize gösterdiğimiz ilgi “BİLİNÇ” durumumuzu da göstermektedir.

Bedenimizde bir hastalık meydana geldiğinde tüm odağımız belirtiye kayar. Yaşam akışımız ve konforumuz sekteye uğrar. Böylece hastalık belirtileri bizi rahatsız etmeye başlar. Yapmak istediklerimizi yapamaz, yapmak istemediklerimizi yapmaya başlarız. Bu da alışmış olduğumuz düzenimizi bozacağı için ciddi sıkıntılar içerisine gireriz. Rahatsızlık veren hastalık belirtisini yok etmek ister ve belirtiye karşı savaş açarız.

Rahatsızlığın nedenini ise yine bedende aramaya başlar ve tabiri caizse bedende bir “AV” sezonu başlatırız.

Bir arabamız olduğunu düşünelim. Arabamızın gösterge panelinde birçok uyarı ışığı olduğunu hepimiz biliriz. Kapılarımız açık olduğunda, el freni çekik kaldığında, yakıtımız bittiğinde ve bunun gibi durumlarda bu işaret göstergeleri yanarak bizi haberdar eder.

Bu işaret lambalarından birisi yandığında lambalara kızamayız ya da lambaları yok etmeye veya görmezden gelmeye kalkamayız. Bunun yerine eğer yakıtın bittiğine dair bir işaret aldıysak bir istasyon aramaya başlarız.

Bir tamirciye aracımızı götürdüğümüzde tamirci işaret lambasını söküp atmaya kalkarsa da ona kızarız. İşaret lambasının işlevi sorunu bildirmektir ama sorunun kendisi değildir.

Bu örneğimizde işaret lambaları “HASTALIK BELİRTİLERİ” dir. Bedenimizde hastalık belirtisi olarak ortaya çıkan aslında görünür olmayan bir sorunun görünür biçimde kendini ifade etmesi ve bizim dikkatimizi oraya çekmek istemesidir. Bu sayede durabilir, bunun sebebini sorgulayabilir ve belirtiye bakarak ne olduğunu anlayabiliriz.

Belirtilerle savaşmak ve onları yok etmek mantıksız bir eylem olacaktır.

Hastalık belirtileri yerine “HASTALIK” olgusunu masaya yatırmamız gerekmektedir. Hasta olma durumunun kaynağı çok daha derinlere iner ve bir iki kestirme teknik veya yöntem kullanılarak hile ile geçiştirilemez.

HASTALIK, bireyin bilincinde bir şeylerin ters gittiğinin ve buna bağlı olarak uyumun bozulduğunu İşaret eden bir durumdur.

İçsel dengenin kaybedilmesi kendini bedende bir hastalık belirtisi olarak gösterir.

Hastalık ve belirtileri arasında farkı kavrayabildiysek hastalığa karşı olan tutumumuz ve bakışımız da değişecektir.

Bu sayede hastalık belirtilerini doğru olarak yorumlayabilecek, bilinç boyutuna inebilecek ve sorunu merkezinde çözebileceğiz.

Böylece artık hastalıkla savaşmak ve onu yok etmeye çalışmak yerine onu anlama yoluna gidebiliriz.

Hastalıkların dilini öğrenebilir ve onları dinleyerek ne yapmamız gerektiğini de bulabiliriz. Bunu kavradığımız zaman hastalık belirtileri bizim en yakın ve açık sözlü dostumuz ve rehberimiz olacaktır.

ŞİFA, yendiğimiz bir hastalıktan değil dönüştürdüğümüz bir hastalıktan ortaya çıkar.

ŞİFA, insanın BİLİNÇ boyutunda tam ve bütün hale gelmesine ve AYDINLANMA diye işaret edilen duruma en yakın olan aşamanın adıdır.

ŞİFA, fark edilemeyen olanın fark edilmesi ve varlığımızda yeniden ortaya çıkmasıdır. BİLİNÇ boyutunda BÜTÜNLÜK sağlanmadan gerçekleşmesi mümkün olmayan bir olgudur ŞİFA.

Hastalık belirtilerini sadece beden boyutunda çözmeye çalışmak sadece geçici rahatlamalar sağlayabilir.

Aynı seviyede zihinsel ve ruhsal alanlarda da yapılan müdahaleler geçici bir rahatlama sağlayabilir.

Ancak bu sadece gelen mesajları yok etmek anlamına da geleceğinden HASTALIK dönüşmüş olmayacaktır.

Çünkü BİLİNÇ boyutunda çözülmemiş, dönüşmemiş bir çatışma ve kaos devam etmektedir. Ve mesajlar yani hastalık belirtileri gerek zihinsel gerek duygusal veya gerekse bedensel alanlarda yine kendini farklı formlarda ifade etmeye devam edecektir.

Kaynak: pleiades.com.tr / Ş.Tolga Kuralay

tulayonsoy.pleiades.com.tr sitesinde yayınlanan eğitim, aktivasyon, paylaşım, uygulama veya makalelerin hiçbiri hekiminizin size tavsiye ettiği tıbbi teşhis, tedavi veya bakımın yerine geçmez.

tulayonsoy.pleiades.com.tr hastalık teşhisinde ve tedavide bulunmaz, ilaç tavsiye etmez veya hekiminizin tedavisine müdahale etmez.

Hekiminizin önerdiği ilaçları kullanıyorsanız tavsiyelere uymalısınız.Sitemizdeki tüm uygulamalar hiçbir şekilde tedavi ve teşhis amaçlı değildir.Hiçbir şekilde hastalıklar için garanti verilemez.

Sitemizdeki tüm faaliyetler farkındalık, idrak ve anlayışın gelişmesi ve insanın kendi öz varlığını keşfetmesi amaçlıdır.
2019-03-07T15:38:38+03:00